"Sizden Gelenler" Kategorisindeki Tüm yazılar
Veda
Martı seslerini duyuyorum
Kulaklarımı inleten çığlıklarını
Yalnızlığım aklıma geliyor
Rıhtımdaki banka sensiz oturduğumda
Martılar simit arıyor
Senin ellerinde gezen
Oysa ki bilmiyorlar
Yollarımızın ayrıldığını
Martılar sürü halinde uçtular
Güneye doğru
Onlar uçarken yürüdüm
Denizi ardımda bırakarak
Günbatımına doğru
Yalnızlığımı ve sensizliği
Yanıma alarak
Uzaklara doğru
Hoşçakal ey sen
Hoşçakal ey dost rıhtım
Bekleyin beni martılar
Size eşlik etmem için
Yalnızlığıma rağmen
Aranızda olmak için
Bekleyin beni
Zamanı beraber yakalayalım
Yalnızlığımıza rağmen…
Deniz Aktaş (ariesman)
3 yılın ardından.. Ütopyam..
3 yılı aşkın bir süre önce attık Ütopyam’ın temellerini.. O zamandan beri çok sular aktı bu köprünün altından, pek çok kişi geldi geçti, pek çok fırtınalar geçirildi.. Her geçen gün açılmasına dair umutlarımız biraz daha azalsa da tüm olumsuzluklara rağmen elimizden geleni ardımıza koymadık. Şimdiyse bunca zamandır artan beklentileriniz ışığında 3 yıllık emeklerimizi sizlerin [...]
Selevcia’nın Güneşe Ağıdı
Selevcia’nın Güneşe Ağıdı
…Ve ansızın kayboldu…
Yüklenip gizemine tüm pırıltısını
Tek bir iz bile bırakmadan göçtü
Gitti…
Bu yol dedim
“Sırat yolu”
Duymadı…
Durmadı…
“Atınca kendini göğün sınırından gülümseyerek…
Gamzesi,
Akdeniz’in kızaran yanağından kayboldu…”
Semir Beyaz
Güzel Sözler
1-En karanlık zaman şafağa en yakın olan zamandır. Herkesin hayatında bir an gelir oyuna devam etmesi için büyük riskleri göze alması gerekir. ya_sakli)
2-Her zaman için yalnızlığa zaman ayır. (ya_sakli)
3-Kimse kaderini keşfedemez, kader insanları keşfeder. ya_sakli)
4-Bir insanın yaşayabileceği en büyük pişmanlık, ömrünün sonuna geldiğinde hayallerini gerçekleştirememiş olmasıdır. (ya_sakli)
5-Öyle gözler vardır ki; sözden iyi anlatır. (C.Şahabettin) [...]
Zavallı Aptallar
Beyoğlu – Türkiye
Ocak ayının buzlu ve karlı bir gününde bir genç elindeki yükten dolayı
ıkınıyor, sıkılıyor ve çevredeki insanların bakışlarını farketmeden
yürüyordu. Şu an ki tek isteği sokağın sonundaki evine ulaşmaktı.
Ellerindeki kutulardan ötürü nereye doğru gittiğini tam olarak göremiyordu.
Yanından geçen bir araba kornaya basınca, yolun ortasında yürüdüğünü
farketti. Suçlu kendisi değilmiş gibi istifini bozmadan bağırdı.
“Ne var be! [...]
Sana…!
Uzaklıklar…!
Yaklaştıkça açılan!
Açıldıkça acıtan…!
Yalnızlığın kanattığı yüreğim,
Uzak şimdi…
Bana…
Sana…
Herkese…
Her şeye…
Yalnızlığıma kaçıyorum şimdi…
Tek onun acısı koymuyor bana,
Yalnızlığa kaçışlarım…
İçimdeki sese dokunuşlarım…!
Yalnızlığıma kaçıyorum şimdi…
İçimdeki yapboz dağıldı!
Sonsuzluğun boyutsuzluğunda kayboldu parçaları…
Artık bir adanmışlığın buruk bitişi kalacak sadece,
O hayalin ardında kaybolan yüreğimde…!
Yalnızlığıma kaçıyorum şimdi…
Yalnızlığıma…
Yalnız…
Bana…!
Sana…!
“Neden yaşıyorum?
Ne için? Kimin uğruna…Savaşıyorum?”
Oysa ben olmamalıydım
Böylesine dağılan,
Öylesine çaresiz..
Nedensiz…
Ağlayan…!
Kim duyar gözyaşlarımı…
Kim hisseder içimdeki yangını…
Ben bende kaybolmuş,
Ben kendime bile uzanamazken!!!
Hiçliğin ortasında bir [...]
Yokuş
YOKUŞ
Henüz yolun başındaydı… Dayatılmış bir yaşamın külü olmaktan kıl payı sıyrılmıştı. Oysa benliğinin var olabilme ölçüsünü kurmuş olsaydı, belki de “bu kadar geç başlamayacaktı.”diye düşündü. Dalgındı. Esen hırçın rüzgarın şapkasını uçurduğunu hissetmemişti bile… Birden durdu, dönüp arkasına baktı… Günü çoktan geçmişe gömmüş olan kent, kocaman bir mezarlığı andırıyordu. Yaşam oyununda yeni bir rolün kahramanı olmak [...]


