RSS
31 Ağustos 2008 | Ütopyam | 1 Yorum Var.
Yazdır

Drakula

Drakula
Drakula, gerçek ismiyle 3.Eflak Prensi Voyvoda Tepeş’tir.Drakula’nın anlamı şeytanın oğlu veya ejderin oğludur.Voyvoda Fatih Sultan Mehmet zamanında yaşamış biriydi.

Drakula’nın ilginç aynı zamanda da bir o kadar iğrenç zevkleri vardı. İnsanları diri diri kazığa geçirmek, üstlerine kızgın yağ dökmek ve kazığa geçirdiği insanlarla dolu bir odada yemek yemek bunlardan sadece birkaçı.

Drakula zamanında 1500 Osmanlı askerini kazığa geçirmiştir.Drakula’nın en çok korktuğu ve nefret ettiği imparatorluk Osmanlı idi.Hatta Osmanlılarla savaşmak için kurduğu ejder tarikatı vardı.Tabi Fatih Sultan Mehmet’in de Drakula’yı öldürmek için sadece özel yetenekli yeniçerilerden oluşan gizli bir ordusu vardı.

Drakula kalelerini düşmanlarının ulaşamayacağı kadar sarp ve dik yerlere halkına eziyet ederek onlara yaptırırdı, her kalesinde kesinlikle bir kaçış tüneli bulunurdu.

Drakula, tarihe ve kitaplara çok düşkündü. Hayatı boyunca ölümsüzlüğün sırrını araştırdı ve buldu.

Eski Eflak’ta bulunan Snagov gölündeki adacığa küçük bir manastır yaptırdı ve bu manastıra sürekli yardımlarda bulundu.Kafası Osmanlılar tarafından kesilip öldürülmeden önce manastırdaki keşişlere buraya gömülmek istediğini ve mezarının başında haç bulunmamasını istediğini söyledi.Öldükten sonra mezarının başında keşişler nöbet tutup dua okudular ama keşişlerin her gece garip olaylar görmesi başkeşişi endişelendirdi ve cesedini başka bir manastıra taşıttı.Bunlar yoğun bir sis kümesinin pencerelerden içeri dolması ve bütün mumları söndürmesi, yarasaların veya kurtların manastıra girmesi ve en kötüsü başsız bedenin doğrulup oturmasıydı.Baş keşiş bir grup keşişle cesedi önce İstanbul’a oradan da Bulgaristan’da ki Rila nehrinin üst kısmındaki dağlarda bulunan bir manastıra gönderdi. Keşişler İstanbul’dan saray görevlilerine rüşvet vererek Drakula’nın sarayın tepesine asılmış kellesini aldılar ve diğer manastıra götürüp vucüdna dikip gömdüler.Ama Drakula ölümsüzlüğü bulmuştu ve artık bir vampir olmuştu.Geceleri insanların yada hayvanların kanını içerek hayatına devam ediyordu.Ayrıca gömüldüğü manastırda yerin altında yaptığı bir kütüphaneyle kendini geliştirdi.

Yaşadığı sürece onlarca hatta binlerce insanın vampire dönüşmesini sağladı,ve bu insanları genellikle araştırmacılar ve tarihçilerden seçti.Çünkü dünyanın onu tanımasını ve ondan korkmasını istiyordu.Vampir yapmak istediği insanları meraklandırıp araştırma yapmalarını sağlamak için kırmızı deri kaplı ortasında DRAKULYA yazan bir ejderhanın bulunduğu kitaplardan bırakıyordu.Bu kitaplardan 1453 tane kendine ait baskı makinesiyle basmıştı, özellikle 1453’tü çünkü bu tarihte İstanbul fethedilmişti.Kitaptaki ejderin kuyruğu Bulgaristan’da ki Rila nehrini, kanatları ise nehrin üst kısmının iki yanında bulunan dağları niteliyordu.

Drakula, Fransa’da ki bir manastırda köşeye sıkıştırılarak kendi soyundan biri tarafından gümüş bir mermiyle yok edildi.

Efe Tekin

Yazı Hakkında

Kategoriler: Fantastik

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSYorum: 1  |  Yorum Gönder  |  Bağlantı

  1. Kaç yıl önce yazmıştım ya ben bunu, hala sağmış meğer.. :/

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL