Asansör
Günlük hayatımızda en sık kullandığımız makinalardan biridir asansör. Asansör olmasaydı ne olurdu halimiz… Yüksek binalara çıkıp inmekte ve yük taşımakta en büyük yardımcımızdır asansör.
Peki asansörün nasıl icat edildiğini düşündünüz mü hiç?
Yük taşımak için bir makina yaratma fikri en azından Roma dönemine kadar dayanır. Romalı mimar Vitruvius, kitabında hayvan ya da su gücüyle çalışan kaldırma platformları tarif etmiştir. Fakat asıl anlamda asansörün doğuşu 19. yüzyılın başlarında olmuştur. O zamana kadar güvenliği olmayan yük asansörlerinden yaralanılıyordu. Gelişen mimarlık sayesinde yüksek binalar tasarlanmış ve insanların bu binalara inip çıkmasıyla yük taşınması artık imkansız hale gelmeye başlayınca güvenilğin olması bir şart haline gelmişti. Yüksek binalara inip çıkmayı kolaylaştıracak ve güvenli bir makina arayışına girilmişti.
ABD’li mühendis Elisha Graves Otis (1811-61) 1853 yılında New York’taki bir inşaat şirketi için bir asansör geliştirdi. Ayrıca bu asansörün halatların kopması halinde devreye giren yaylı bir güvenlik sistemi vardı. Otis bu yeni icadını New York’taki bir sergide gösterdi ve böylece yolcu taşıyan güvenlikli asansörlerin icad edilmesi için olanak sağlamış oldu.
İlk yolcu asansörü New York’taki bir alış veriş merkezinde kullanıldı. Buhar gücüyle çalışıyordu ve bir dakikadan daha az bir sürede 5 kat çıkabilen bu araç önemli bir başarıydı.
Bunu izleyen 30 yıl içinde buhar gücüyle çalışan başka asansörler yapılsa da önemli bir gelişme olmadı. 1880′lerden sonra asansörlerde elektrikli motorlar kullanılmaya başlandı ve 1895′te ilk elektrikli yolcu asansörü kullanıldı. Bundan sonraki yıllarda da hız ve yükseklik sorunları çözülmeye devam etti.
Bu sorunların çözülmesiyle 1915′te otamatik kat ayarı denilen bir buluş kullanıma girdi.Ekonomoik olması nedeniyle bir çok yerde bu sistemin kullanılması yaygınlaştı.
Bu olaydan sonra da bazı değişim ve buluşlarla asansör şu anki bildiğimiz hale geldi.
ice_girl



