Anlık Durumlar Silsilesi
Kelimelerin anlamı olduğu zamanlardan gelen bir bir silsile.
Anlam yüklü kelimeleri bir kenara bırakalı çok oldu. Artık beyaz bir kağıt yerine Bill amca tarafından icad edilmiş, silmesi kolay yazması bir o kadar zor olan camdan bir ekran arkasında duran beyaz zemine bakıyorum. Eskiden bu iş daha delikanlı oluyordu. Gözyaşın kağıda damlar olaya drama katmak için Edison’un ampulünden vazgeçersin bir adet mumu yakarsın. Mumu kimin icad ettiği meçhul aynı hüzünü kimin var ettiği gibi.
İşte hayatın verdiği anlık durumlardan bir tanesi. Melenkolik bir ruh hali ev boş oda boş ağlamak için milyon kadar neden varken bunları başkalarına anlatmak. Ahhhh görün ne kadar derin duygularım var ben aslında bir yazarım en büyük eserim şuan yazdığım değil. En büyük eserim faili meçhul bir cinayet oldu.
O cinayetten sonra olabildiğince kelimelerden uzak durmaya çalışıyorum, ama son bir atışım var. Çekmecemde bir beyaz kağıt gerçi sararmıştır artık, mürekkebini kağıda kusmak için bekleyen hali hazırda bir dolma kalem. Tam bir nostaji olacak benim için. Özlemlerimi özlediklerimi dile getircem. Anlayanların kulaklarında ziyan ve zarar verececek. Evet bu bir bağ bozumu evet bu bir kin güdümü bu en saf halim olmayabilir. Bu durum en acınası durumum değil.
Aslında beyazı severim nerede ve ne şekilde kullanıldığı önemli değil. Bir kağıt rengi, bir gelinlik rengi, bir kefen rengi, kan bulaşmadan önce beyaz olan kırmızı gömleğin rengi.
Kefene ihtiyaç duyulan durumlar insanların üzüldüğü Şeytanın duvara bir çizik attığı Tanrının sopası hazırladığı meleklerin emekli olduğu durumlardır. Kefeni sevmem hem moda insanın üstüne yakışına giymesi değilmidir, ben öldüğüm zaman bu yaz deniz için aldığım Quieksilver şortumu giymek istiyorum. Evet bunu vasiyetime yazmam lazım. Denize kısmet olmadı, toprağa kısmet oldu.



